Volkan Evrin

buradayım…

İnternet Haftası – 2014

Türkiye İnterneti 12 Nisan’da 21. yılını doldurmuş olacak. Türkiye İnternet Kamuoyunu, 7-20 Nisan’da gerçekleşecek 17. İnternet Haftasını bir şenlik havasında tüm ülkede İnternetin 21 yaşını kutlamaya çağırıyoruz. Tüm kesimlerden; Üniversiteler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Çiftçi Birlikleri, Ziraat Odaları, Mühendis Odaları, Barolar, Tabip Odaları, Bankalar Birliği, Noterler Birliği, Organize Sanayi Bölgeleri, Yerel Yönetimler, İnternet Cafeler, Okullar, Kaymakamlıklar, Valilikler, Bakanlıklar, tüm kamu yönetimi, özel sektör, İnternet şirketleri, Bilişim/Bilgi/İletişim STK’ları, Demokratik Kitle Örgütleri, Bilişim Kulüpleri, Tüm Medya Kuruluşlarını, Bireyleri bu İnternet Haftasını tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, e-dönüşüm, e-türkiye ve e-devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çağırıyoruz.

İnternet Haftası toplumda İnternet kültürünü yaymak, İnternet bilincini yaratmak, İnterneti tanıtmak, büyütmek, yeni projeler başlatmak, sorunları ve çözüm yollarını tartışmak, kısaca İnterneti Türkiye gündemine yerleştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye İnternetinin gündemindeki sorunları tartışmak, özellikle yönetişim, yasal düzenlemeler, serbestleşme, İnternet ve telekom sektörünün gelişimi, iş yaşamı, eğitim, kültür ve demokrasi boyutlarını gündeme getirmek; bireysel güvenlik, İnternetin güvenli kullanımı, mahremiyet, bilgi güvenliği, sosyal ağlar, ve Bilgi Toplumu kavramlarıyla tüm toplumu tanıştırmak, bu İnternet Haftası için seçtiğimiz önemli bir hedeftir. Bu kapsamda yukarıda saydığımız tüm kurumlar, örgütler, firmalar, yerel yönetimler ve bireylerden bu etkinliklere katkıda bulunmalarını bekliyoruz. Bu etkinlikleri, tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz. Tüm ilçelerde, tüm okullarda, tüm belediyelerde, ziraat odalarında, ticaret ve sanayi odalarında, organize sanayi bölgesinde, halk kütüphanesinde bir etkinlik yapılsın istiyoruz. İnternetin önemine inanmış her kişi ve kurumu bu çorbaya kendi olanakları ölçüsünde katkıda bulunmaya çağırıyoruz.

Basından İnterneti, olanakları, sorunları, projeleri, özellikle e-türkiye ve e-devleti anlatmasını ve ne yapılmalı, nasıl yapalım sorusuna yönelik yazılar, ve haberler çıkmasını istiyor; İnternet sayfaları, İnternet ilaveleri; İnternetin çeşitli uygulamalarını anlatan yazılar bekliyoruz. 20 yılı özetleyen, irdeleyen, değerlendiren kitap, broşür ve ekler anlamlı olur. Bu sene, sosyal ağlar, demokrasi, mobil yaşam, yasaklar ve ifade özgürlüğü, Fatih Projesi, mahremiyet, bilgi güvenliği, bireysel güvenlik, İnternetin güvenli kullanımı konularında toplumu bilgilendirmeye önem verilmesini istiyoruz, bekliyoruz. İnternet haftasında dağıtılan İnternet kitapçıkları yararlı olur diye düşünüyoruz. TV’lerden gene tanıtıcı programlar; ve İnternetin Türkiye’nin gündemine girmesine katkıda bulunacak açık oturum, forum gibi programlar bekliyoruz. Özellikle, siyasal kadroları da bu tartışmaya çeken, ulusal politika oluşturulmasına katkıda bulunacak programlar arzulamaktayız. Üniversitelerden, Servis Sağlayıcılardan ve STK’lardan bu konularda basına destek olmasını bekliyoruz. Her kamu kurumundan kendi e-devlet projesini önce kendi web sayfasında anlatmasını, vatandaşlara yönelik broşür hazırlamasını, kurum içinde tanıtım ve eğitim yapmasını, basın ve vatandaştan geri besleme mekanizmaları kurmasını istiyoruz, öneriyoruz. Kamu kurumlarının küçük de olsa yeni bir “e-devlet” hizmeti başlatması güzel bir katkı olur. Küçük, büyük her kurumun kendi web sayfasını gözden geçirmesi, web 2.0 özelliklerini eklemesi; kurumsal politikaları anlatan bloglar, kullanıcıların görüşlerini yazabileceği sayfalar, yeni hizmetler eklemesi çok güzel olur. Bir tarama mekanizması, telefon rehberleri, geri besleme formları, yenilikleri haber veren servisler, sıkça sorulan sorular dokümanı ilk anda akla gelen konular. Web sayfalarının W3C standartlarına uygun olması, platform ve tarayıcı bağımsız olması; engelli yurttaşlara, düşük bant genişliğine uygun seçeneklerin olması önerilir. RSS ve Wiki gibi yeni nesil hizmetlerin olması, üretilen tüm dokümanların webden erişilebilir olmasını arzuluyoruz. Tüm webin mobil erişimde düzgün çalışmasına yönelik çalışmaları bekliyoruz. Tüm kurum çalışanlarına sunulan e-posta ve webmail hizmeti, blog, kurum içi haberleşme mekanizmaları, wikiler, gene mütevazi hedefler arasında. Kurumun, kültürel mirasının, tarihsel gelişimin İnternete aktarılmasına yönelik katkılarda yararlı olur. Bireylerden kendi kişisel weblerini oluşturmalarını, uzmanlıklarını, meraklarını, katkılarını İnternete taşımalarını destekliyoruz. Yurt dışı alan uzayındaki kişisel sayfaların adsoyad.com.tr, info.tr, biz.tr , web.tr, gen.tr, tv.tr v.b. ile Türkiye alan uzayına taşınmasını öneriyoruz. Avukatlarımızı, av.tr, doktorlarımızı dr.tr altında çalışmaya çağırıyoruz. İnternet haftasında İnternetle tanışmamış kitlelere İnterneti tanıtacak, bir `İnternete Dokunun’ sloganlı etkinlik yapabiliriz. Kütüphanelerde, ve tüm üniversitelerde `İnternet cafe’, İnternet evi, gibi İnternet erişim mekanları açılması önem verdiğimiz etkinlikler arasında. Bunu özellikle, buna gereksinim duyulan, bölgelerde teşvik etmek istiyoruz. İnternet kullanmayı öğreten kursları ücretsiz ya da mütevazi ücretlerle sunan kampanyalar; İnternet Cafelerde ucuzluk kampanyaları gibi. Web yapmayı, kişisel güvenliği, sosyal ağlarda mahremiyeti sağlamayı, spam ve virüse karşı korunmayı öğreten mütevazı kursları Sivil Toplum Kuruluşlarından, İnternet Cafelerden, Üniversitelerden, İnternet şirketlerinde yurdun dört bir köşesinde bekliyoruz. Ana babalara, öğretmenlere, hakim ve savcılara, avukatlara yönelik etkinliklerin, sohbet toplantılarının altını çizmek isteriz.

Konferanslar, bu sürede yapılabilecek en kolay ve önemli etkinlikler arasındadır. Genel tanıtıcı konuşmalar, çeşitli özel konuları, etkileri, sorunları uygulamaları gibi, örneğin eğitim, hukuk, sağlık, ticaret, eğlence, turizm gibi konular bu tür etkinlikler arasında sayılabilir. İnternetin tarihi, siyasal etkileri, olanakları, ve sorunları da tartışılabilecek konular arasında. Şu anda yenisi yapılma süreindeki Bilgi Toplumu Stratejisi ve ilgili Eylem Planı özellikle konuşulması gereken konuların başında geliyor. İnternetin altyapısı, çalıştırılması ve uygulamalarının teknik boyutları konusunda da seminerler yapılabilecek etkinlikler arasında. Türkiye İnternetinin çeşitli sorunlarını irdeleyen ve özellikle, ne yapılmalı sorusuna cevap aramaya yönelik açık oturum türü etkinlikler önemlidir.

Ülkemizde İnternet kullanımı %50’ye yakındır. KOBİ’ler ve kırsal kesimde, kamu hizmetlerin kullanımında ciddi düşüklük söz konusu. Sayısal bölünmenin önlenmesi, Kamu İnternet Erişim Merkezlerin (KİEM) kullanımı gibi uygulamaların tartışılması, çeşitli sektörlere yönelik Ulusal Politikaları, İnternet ve temsil ettiği teknolojileri Türkiye gündemine yerleştirmeye yönelik çabalara öncelik vermek istiyoruz.

Bu etkinliklerin planlanması ve hayata geçirilmesinde, ilgili herkesten katkı bekliyoruz. Bu kapsamda, haftaya mütevazi ölçülerde sponsorluk yapacak kurumları arıyoruz. Bu yıl geniş kapsamlı afiş basıp dağıtmayacağız. Kurumların webteki afişleri uyarlayarak kendi afişlerini basıp dağıtmasını önermekteyiz.

Şu konuların altını çizmek istiyoruz:

Kültürel Mirası İnternete Taşı ! Kurumlar ve sivil örgütler olarak, kültürel mirasımızı, çok kültürlü, çok sesli yapımızı İnternete aktaralım. Buna ulusal boyutta tanıtımı da ekleyelim. Bireyler olarak da kendi kültürel birikimimizi, mesleki deneyimlerimizi, bireysel meraklarımızı İnternete taşıyalım. Tüm kurumlardan başta kurum tarihi olmak üzere, ellerindeki tüm kitapları, raporları, resimleri, filmleri, ses kayıtlarını bir program dahilinde webte yayınlamaları önermekteyiz. Başta Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, TÜBA ve TÜBİTAK olmak üzere tüm kurumlardan ellerinde telif hakkı sorunu olmayan tüm kültürel ürünleri webde yayınlamaya çağırıyoruz. Kar amacı gütmeyen kurumlara da piyasada satılan kitapları da webte yayınlamayı önermekteyiz. Baskısı kalmamış ve yeniden basılması düşünülmeyen kitapları webde yayınlayalım. Ticari ders ve uzmanlık konularında yer yer bazı kitapların açıldığını görüyoruz. Böylece hem çok daha fazla okuyucuya erişecektir; hemde satışlar düşmeyecektir kanısındayız. Müzelerimizi, taş plaklarımızı, eski gazete ve belgelerimizi İnternete taşıyalım.

Kendi Okulunu İnternetle Bütünleştir ! İnterneti etkin kullanan, etik ve estetik kültürü gelişmiş, bilgi güvenliği ve mahremiyet kavramlarını içselleştirmiş, bilgi/medya/bilişim okuryazarı gençlik yetiştirmeliyiz. Liseyi bitiren her öğrenci, ilgi, merak ve yeteneği ne olursa olsun, bilişimin temel kavramlarını, yetenek , sınır ve olası kötü kullanımı kavramalıdır. Okullarınızın kurumsal kimliği ile İnternette olmasını ve eğitimin İnternetle harmanlanmasına çok önem veriyoruz. Her okulun kendi webi, öğretmen ve öğrencilerin e-posta adresleri olması, kişisel weblerinin olmasını çok önemsiyoruz. İnternetin, eğitim sistemin organik bir parçası olmasını hedeflemeliyiz.Fatih projesini katılımcı bir şekilde, bilimsel ilkeler ışığında, ülkemiz bilişim/bilgi sektörlerine ivme verecek şekilde, özgürlükçü ve insana güvenen bir felsefeyle hayata geçirelim. Artık, İnternete yüksek kapasite ile bağlı olmayan okul kalmasın! İnternetin eğitim sistemin bir parçası olması; öğrencilerin bilgi ve bilişim okur yazarı olması; İnternet üzerinden okul gazetesi çıkarması, wiki ve bloglarla birlikte üretme deneyimi kazanması; dünya üzerindeki akranları ile temasta olması önemlidir. Öğrencilerimizin Vikipedi’ye katkıda bulunmasını teşvik edelim. Öğretmenlerimizin içerik üretmesi ve paylaşmasını teşvik edelim. Hafta kapsamında öğretmen ve öğrencilerle sohbet toplantıları, İnternetin eğitimi nasıl zenginleştirebileceğini konuşmak, bu alandaki özgür yazılımlarla tanışması çok yararlı olabilir. Öğrencilerimizi İnternetin olası tehlikelerine karşı bilinçli kullanımı hedefleyelim, öğrencilerimize özgürlük, yetki ve sorumluluk vermekten korkmayalım.

Bir halk kütüphanesini İnternete bağla! Bugün kütüphane ve İnternet enformasyon kaynaklarına erişim anlamında bütünleşmiştir. Bilgisayarı olmayan vatandaşlara ucuz İnternet erişimi sağlamakta kütüphaneler önemli görev üstlenebilirler. Kütüphanelerin, bilgi arayan insanlara yol göstermesi de onların ana görevlerinden biridir. Kütüphanelerin e-kitaplara sahip olması, en azından öncü kütüphanelerde e-kitapları deneysel olarak ödünç vermeye başlamasını önermek isteriz.

Belediyelerin halka açık İnternet hizmeti sunması. Burada ucuz İnternet erişiminin yanında, kablosuz erişimi kamuya açık alanlarda sağlamaya başlaması gerekir. Bunun yanında, belediyenin hizmetlerini İnternet üzerinden sunması, kendini tanıtması, İnterneti bir hesap verme, saydamlık ve geri besleme mekanizması olarak kullanması önemlidir. Belediyelerin projelerini tüm detayları ile webde yayınlaması, meclis gündemi ve tutanaklarını, webcast ve podcast ile canlı ve sürekli yayınlaması, web 2.0 araçları ile vatandaşla etkileşim içinde olması önemlidir. Sosyal Ağlarda bulunmayı ve etkin bir geri besleme aracı olarak kullanılmasını öneririz. Belediye kararlarını, vatandaş öneri ve şikayetlerini, sosyal ağlar teknikleri ile webte yayınlaması önerilerimiz arasındadır. Belediye duyuru mekanizmaları ve geri besleme wikileri denemeye değer.

Üniversitelerden, tüm raporları, tüm tezleri, makaleleri, Açık Erişim kapsamında kurumsal arşivde yayınlamasını, yapabildiği ölçüde tüm konferansları video, ses ve metin olarak yayınlanmasını önermek isteriz. Ulusal Açık Ders Malzemeleri projelerine destek olmalarını, öncülük etmelerini bekliyoruz. Tüm topluma ve bölgeye yönelik ders, seminer ve konferansları İnternet teknolojileri yoluyla sunmasını öneririz.

Bir e-devlet hizmetini başlat! Dünyadaki Açık Veri Kampanyasına katıl; elindeki verileri yurttaşların kullanımına sunmaya başla. Küçük de olsa yeni bir hizmet başlat. Bir kardeş kamu kurumu ile veri değişimini hayata geçir. Webini tarayıcıdan bağımsız hale getir. W3C standartları ve birlikte çalışabilirlik kriterlerine uygun hale getir. Özürlü yurttaşlara yönelik sayfalar hazırla. Mobil uygulamalar geliştir. Haber verme RSS servisi başlat. Sosyal Ağlarda bulun ve geri besleme yapıları kur.

Bir Mobil Uygulama başlat! İnsanlar her yerde, her zaman her türlü bilgiye erişmek, eğlenmek, öğrenmek ve işlerini ve meraklarını takip etmek istiyorlar. Mobil uygulamalar, yaşamımızı her gün daha fazla giriyor. Tüm kurumlardan, mobil uygulamalara önem vermesini istiyor, ve İnternet Haftası vesilesiyle bir mobil uygulama başlatmaya çağırıyoruz!

Yukarıda belirtilen etkinlikler esasta bir fikir vermek içindir. Türkiye İnternetini büyütecek her türlü etkinliğe açığız, destekleriz. Her İnternet gönüllüsünden, İnternetin önemini kavramış her kişi ve kurumdan, Türkiye İnternetinin parçası olan herkesten destek bekliyoruz.

İnternet Yaşamdır !

Bilişim STK Platformu

http://internethaftasi.org.tr

Alternatif Bilişim Derneği
Alternatif Medya Derneği
Ankara Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Demokrat Bilgisayar Mühendisleri
EMO – Elektrik Mühendisleri Odası
INETD – İnternet Teknolojileri Derneği
IYAD – İnternet Yayıncıları Derneği
Kadın Yazılımcı Oluşumu
Korsan Parti
LKD – Linux Kullancılar Derneği
PKD – Pardus Kullancıları Derneği
TURKMIA – Tıp Bilişim Derneği
TID – Tüm İnternet Derneği
TBD – Türkiye Bilişim Derneği
TKD – Türk Kütüphaneciler Derneği

Belge Özgürlüğü Günü – 26 Mart 2014

Belge Özgürlüğü Günü, açık sıtandartlar ve açık belge biçimleri konularında kullanıcıları bilinçlendirerek, belgeleri özgür kılmak amacıyla 2008 yılından beri her Mart ayının son Çarşamba günü kutlanan evrensel bir gündür. Avrupa Özgür Yazılım Vakfı’nın (FSFE) öncülüğünde, dünyanın birçok yerinde, Türkiye’de de Linux Kullanıcıları Derneği (LKD)‘nin de desteklediği gönüllülerin destekleriyle yürütülen bir kampanya niteliğindedir.

Belge Özgürlüğü Günü

Belge Özgürlüğü Günü


Açık Standartları Neden Tercih Etmeliyiz?

Belgelerimiz özgür olmalı ki,
belgelerimize istediğimiz zaman erişebilelim,
belgelerimiz üzerinde istediğimiz gibi değişiklik yapabilelim,
belgelerimizi istediğimiz kişilerle, onların da görüntüleyebileceği ve üzerinde değişiklik yapabileceği şekilde paylaşabilelim.

Tek bir satıcıya, tek bir teknolojiye bağlı kalındığı sürece yukarıda belirtilenleri yapma imkanımız her zaman ilgili ürün sahiplerinin izinleri ile gerçekleşecek ve özgürlüklerimiz kısıtlanmış olacaktır.

Eğer belgelerimizi her uygulama ile her platformda, her aygıtta, patent ücretlerinden uzak ve özgür bir şekilde kullanmak istiyorsak Open Document Format (ODF) açık belge biçimini kullanmalı, açık standartları tercih etmeliyiz.

Nasıl Destek Olabilirsiniz?

İnternet sitenizde veya günlüğünüzde (blog) Belge Özgürlüğü Günü’nden ve açık standartlardan söz eden yazılar yayımlayabilirsiniz.
Belge Özgürlüğü Günü sitesine bağlantı veren banner’ları sitenize yerleştirebilirsiniz.
Sosyal paylaşım ağlarını kullanarak etkinlikleri duyurabilirsiniz. (Paylaşımlarınızı #dfd2014 veya #IcannotReadYourDocuments olarak etiketlemeyi unutmayın)
E-posta imzanıza Belge Özgürlüğü Günü için sloganlar ekleyebilirsiniz.
26 Mart 2014 tarihinde şehrinizde, okulunuzda, çalıştığınız yerlerde etkinlikler düzenleyebilir, düzenlenen etkinliklere destek olabilirsiniz.
Bu broşür ve diğer üretimleri başka insanlarla özgürce paylaşabilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için lütfen aşağıdaki bağlantılardan yararlanın.

Document Freedom Day: (Uluslararası)
Web Sitesi: www.documentfreedom.org
Twitter: twitter.com/documentfreedom

Belge Özgürlüğü Günü: (Türkiye)
Web Sitesi: belgeozgurlugu.org.tr
Twitter: twitter.com/belgeozgurlugu

İnternet Haftası – 2013

Türkiye İnterneti 20. yaşına bitiriyor…

İnternet Haftası 2013

Biz, Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları olarak Üniversiteleri, Okulları Öğretmenleri, Ticaret ve Sanayi Odaları, Barolar, kısaca tüm Türkiye olarak bunu kutlamaya çağırıyoruz. 16. İnternet haftasını yani 8-21 Nisan aralığını tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, E-Dönüşüm, E-Türkiye ve E-Devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çalışıyoruz. Bu süre boyunca, her Türk vatandaşı İnterneti konuşsun, İnterneti düşünsün, İnterneti kullansın ve İnternetten nasıl yararlanabilirim, işimi nasıl geliştiririm, kendimi nasıl geliştirebilirim diye araştırsın istiyoruz.

Dünya, İnternetin başını çektiği değişimin ortaya çıkardığı yeni toplum biçimine, Bilgi Toplumuna doğru geçişin sancılarını yaşıyor. Bilgi toplumu, bilginin bir üretim faktörü olduğu, bilim, teknoloji, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik ve istihdam kaynağı olduğu, bağımsız ve yaratıcı bireyin öne çıktığı bir toplum yapısını işaret ediyor. İnternet Bilgi Toplumunun aracı, tetikleyicisi, taşıyıcısıdır. Bu nedenle tüm dünyada ülkeler bütün vatandaşlarını geniş bir yelpazede İnternet okuryazarı yapmaya çalışmakta ve İnternetden yararlanmasının yollarını aramaktadır. Herkesin İnternete ucuz ve kolayca erişimini sağlamaya, tüm şirketlerin iş süreçlerini İnternete uyumlu yapmaya, kamu yönetimini İnternete taşımaya ciddi şekilde koyulmuşlardır.

İnternet, bireyi öne çıkarmanın yanında, geniş kitlelerin iş birliğine, beraber üretimine, deneyim ve bilgi birikimini, kişisel bilgi ve meraklarını paylaşmayı mümkün kılmıştır. İnternet hiç kimsenin tahmin edemediği biçimde gelişmekte, sıradan yurttaşa bunları fazla teknik beceri gerektirmeden, kolay, ucuz ve hızlı yapma ortamı sağlamıştır. 3G gibi mobil teknolojiler, ve gelişen bilişim teknolojileri ise bunu insana her an sürekli olarak sunmaktalar. Dünya yurttaşları da buna olumlu cevap vermişlerdir. Web 2.0 servisleri, özellikle Sosyal Ağlar, Wikipedia, Linux ve Açık kaynak dünyası, açık ders malzemeleri, açık erişim, açık donanım, açık kitap, açık patent, açık bilim, açık ilaç geliştirme projeleri bunun örnekleri arasındadır. Geniş kitleler, İnternete erişim, açıklık, katılım ve refahtan pay istemekteler.

Dünya’da 2.4 milyar İnternet kullanıcısı, 908 milyon kayıtlı bilgisayar, 246 milyon alan adı, 650 milyon web, trilyon ölçüsünde web sayfası, milyonlar ölçüsünde video ve 200+ milyon civarında kişisel web/blog olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de ise 30-35 milyon civarında kullanıcı, 7 milyon bilgisayar, 333 bin Türkiye içinde, 1.262M Türkiye dışında alan adı var. Halkımızın, %38’si İnterneti düzenli kullanıyor, İnterneti kullananlar %47.4; %52.8’i ise İnterneti kullanmıyor, hiç kullanmamış . Evleri   %48’inde İnternete erişim var, bu kırsal kesimde %28’e düşüyor.. Erkekler %58 kadınlar %37 İnternet kullanıyor. Kentlerde oran %57 olan kullanım kırsalda %27′ye düşüyor. Kadınlarda ise oran kentde %46.3 ve kırsalda %16.3. Kırsalda, düzenli İnternet kullanan kadınların oranı %10.3. Sosyal ağlar ve yurttaş temelli içerik hızla gelişiyor. Facebook’a kayıtlı kullanıcı sayısı 1 milyarı aştı; günde 612 milyon kişi ziyaret ediyor; bir ay içinde mobilden bağlanan sayısı 680 milyon. Twitter’da 500 milyon kullanıcı söz konusu, aktif kullanan 200 milyon; günde 340 milyon tweet ve 1.6Milyar sorgu var. En çok izlenen kişi Lady Gaga/Justen Bieber, 36 milyon civarında. Linkedin 125 milyon civarında. WordPress 64 milyonu aşmış durumda. Facebook’ta 500 bini aşkın uygulama var.   Yurttaş fotoğraflarının toplandığı Flicker’de 6 milyar’ı aşkın foto var. Youtube üzerinden günde 1 milyarı epey aşkın sayıda video izleniyor. Video pazaranın %40′i youtube’ta. Her dakika 30 saatlik video youtube’a yükleniyor.

İnternet, hiç kimsenin tahmin edemediği bir şekilde gelişiyor. Biz arkadan geldiğimiz için işin özünü yakalayamıyoruz. Ama, pek çok kişinin eğlence ortamı olarak algıladığı sosyal ağlar, bir tanıtım, örgütlenme, eğitim, pazarlama ve haberleşme, buluşma ortamı olmuştur. Hiç bir büyük kurum, devlet, firma, proje buralarda olmama lüksüne sahip değildir. Artık kurumların sosyal ağdaki temsilcisi, kurumun en yetenekli elamanlarından biri olmak zorunda; hem kurumu, hem iletişimi, halkla ilişkileri, reklamı hem de İnternet iyi bilmek zorunda. Bloglar, kurumlar için bile, hem politikaları açıklama, hem kamuoyuna hesap verme, hem de kendini anlatma ortamı olmaktadır. İnternet, bilgiye dayalı, geniş kitlelerin katılımı ile hayata geçen yeni bir toplum biçiminin nüvesini taşıyor, ortam ve araçlarını sunuyor.

Ülkemizdeki gelişmeler dağınık, çelişkili, ve mehter yürüyüşünü hatırlatıyor. Ülkemizin 2006-2010′u kapsayan, bir Bilgi Toplumu stratejisi ve eylem planı vardı; eylemlerin çoğu yapılmadı ve işin daha ilginci toplum böyle bir stratejinin varlığının farkında değildi. Şu anda yenisi katılımcı bir şekilde yapılma sürecinde. Geçikmiş ama olumlu bir süreç. Kamu’da, profesyoneller arasında, üniversitelerde, okullarda, büyük şirketlerde yaygın İnternet kullanımı var. E-devlet, finans, sağlık, medya gibi başarılı sektörlerimiz var. Ama KOBİ’lerde, tarım sektöründe, kırsal kesimde, dar gelirli kesimlerde gidecek çok yolumuz var. Ülkemizde, İnternet konusunda heyecanlı kesimlerde var; bihaber kesimlerde . Gecikmeli de olsa 3G ülkemizde var , cep telefonları İnternete erişim aracı olarak yaygınlaşmaya başlamıştır. Ama Türkiye gemisinin rotasını Bilgi Toplumuna döndürdüğünü söyleyebilmek mümkün değil. Serbestleşmede epey yol aldık gibi, ama pazar payları epey geri olduğumuzu gösteriyor. Genişbant İnternet 20 milyona ulaştı (6.6 DSL, 1.9Bilgisayrdam Mobil, 10.2 Cep Telefonu, 0.5 Kablo, 0.65 Fiber), ama yeteri kadar yaygın değil ve pahalı  I.T.U’nün 2011 verilerine göre Bilgi ve İletişimin maliyeti sıralamasında 161 ülke arasında ucuzlukta 65.. sıradayız; sabit de 81., GSM’de ise 97. sıradayız. Avrupa’da 38 ülke içinde 31.yiz. Yine ITU’nun IDI (ICT Gelişme indeksi) de Avrupa içinde 36/37 konumdayız, sadece Arnavutluk bizden kötü. İnternet ve telekomda KOBİ’ler yaşam savaşı veriyor. Bilişim alanında insan gücü açığı ve açığı kapatacak öğretim üyesi açığı had safhada.  Ülkemizde İnternet konusunda bir dağınıklık ve koordinasyonsuzluk söz konusu.

Uluslararası indekslerde en iyisinde bile ilk 50. ye giremiyoruz. 2 yılda bir yayınlanan Birleşmiş Milletler E-devlet indeksinde 59, 76, 69 dan sonra bu sene 80. sıradayız. Basın özgürlüğünde son 2 yılda 148 ve 154 sıradayız. Dünya Ekonomik Forumu sıralamasında uzun süren gerilemenin ardından 2007 seviyene tekrar yükseldik ve 52. olduk. Aynı rapor, ülkenin İnterneti ekonomide kullanımda geri kaldığını, bunun ise yurttaşların bilgi teknolojileri yetkinliğinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtiyor. İnsani gelişme indeksinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinde, demokrasi indeksinde oldukça geriyiz: 90, 121, ve 88.

Bütün E-devlet çalışmalarına rağmen, halkımızın %20’si bir E-devlet hizmetini kullanıyor. İnternet kullananların %45′, E-devlet hizmetlerini kullanıyor. AB içinde belirlenen 22 hizmetin sunulmasında ortalamadan daha iyiyiz. Ama, kullanımda parçalı bulutlu bir konundayız. Gazete okuma, oyun, film muzik indirmede ortalamın üstünde, ama ürün hakkında bilgi alma, iş aram, E-devlet kullanımda en kötüler arasındayız. E-ihale konusunda sınıfta kalmış durumdayız.

İnternet Yasakları ise ülkemize zarar vermeye, suçsuz vatandaşımızı cezalandırmaya devam ediyor. Filtre, Phorm ve yasaklar ile adaletsizlik, başını kuma gömme ve kendimize zarar vermeye devam ediyoruz. Zararlı içerikle mücadele, demokratik bir hukuk devletine yarışır bir şekilde, yurttaş temelli olmalı, devlet eğitim, destek ve uygun yazılımları sağlamalıdır. Hiç bir bilimsel temeli olmayan, kamuoyuna kapalı, hukuki temeli olmayan bürokratik çözümler yerine, yönetişim ve özgürlük öncelikli makul çözümler peşinde koşmalıyız.

İnterneti; kalkınmamız, dünya ile bütünleşmemiz, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi, demokrasimizin gelişmesi, ve ülke içinde bütünleşme çabalarının merkezine koymalıyız. İnternet projesi, muasır medeniyet projesidir. En az GAP ve AB projeleri kadar önemlidir. Bir seferberlik ruhuyla konuya yaklaşmalıyız. Uygun bir vizyonla, doğru siyasal sahiplenme, partiler üstü çerçeve, katılımcı, saydam ve esnek yapılarla yeniden örgütlenmeli; kısa, orta ve uzun vadeli Eylem Planları hazırlamalı ve el birliği ile hayata geçirmeliyiz.

Yurttaşın Bilgi Teknolojileri yetkinliğini kazanması hayati önemdedir. MEB, temel bilişim derslerini zorunlu ve kapsamı geniş olarak tekrar koymalıdır. Bu dersler, marka ve ürün temelli olmaktan çıkmalı, kavram temelli olmalı; Ulusal İşletim Sistemi Pardus’a en azından eşit şans tanımalıdır. Bilgi Okur yazarlığı, işin etik, estetik, mahremiyet, güvenlik ve bilişim suçları boyutlarını kapsamalıdır. Lise ve Üniversitelerde, kendi alanı ne olursa olsun, tüm öğrencilere kelime işlemicisi, hesap tablolamanın ötesinde temel bilgisayar bilimi kavramları; programlama, ağ, veritabanı, bilgi sistemi gibi dersler verilmeli, ve öğrencilerin bilişimin neler yapabileceğini ve tehlikelerini kavramaları sağlanmalıdır. Ayrıca, Bilişim sektörünün ülkemiz için öncelikli bir sektör olması gerektiğinden, bilişim uzmanları yetiştirmek ulusal hedeflerimizden biri olmalıdır.

Ülkemiz gündemine Fatih Projesi vardır. Bu çok önemli, maliyetli ve çok riskli bir projedir. Bunun için katılım ve saydamlık şarttır. Bütün tarafların diyalog içinde bu projede hata yapmadan hayata geçirmek için dayanışma içinde olması gereklidir. Projenin yönetimi ve gelişimi, bizleri endişeye düşürmektedir. Bu projenin tüm ülkeyi bir pilot pıroje haline getiren görüntüsü, dünya ölçüşünde başarısız bir proje olması ihtimalini gündeme getirmektedir. Projenin, bilimsel bir şekilde, üniversite, Sivil Toplum, ve özel sektörle birlikte saydam ve katılımcı bir şekilde yönetilmesini gerekli görüyoruz.

İnternet, insanlığın gelişmesinde önemli bir aşamayı temsil etmektedir. İnternet, dünya ile bütünleşmek, AB’ye girmek isteyen, özgür bireylerin oluşturduğu, çok renkli ve çok sesli bir Türkiye için vazgeçilemez bir araçlar bütünüdür. Gelin, İnterneti kalkınmamızı hızlandırmak, demokrasimizi geliştirmek, ortak aklımızı oluşturmak, bireyler olarak kendimizi geliştirmek, birlikte üretmek için kullanalım.

İnternet Yaşamdır!

Alternatif Bilişim Derneği
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Elektrik Mühendisleri Odası
İnternet Teknoloji Derneği
Linux Kullanıcıları Derneği
Pardus Kullanıcıları Derneği
PHP Geliştiricileri Derneği
Tıp Bilişim Derneği
Türkiye Bilişim Derneği
Türk Kütüphaneciler Derneği

Seninki kaç santim? – Greenpeace

Seninki kaç santim? – Greenpeace.

Benimki kaç santim öğrendim: http://bit.ly/i2kx10 , seninki kaç santim?

Boyut neden önemli?

Bugün dünya denizlerindeki büyük balık türlerinin yüzde 90’ı, toplam balık türlerinin ise yüzde 60’ı tükenmiş durumda.

2050 yılına geldiğimizde ise dünyadaki balık stokları tükenecek. Türkiye’de durum farklı değil…Balık stoklarımız ve balıkçılık can çekişiyor. Endüstriyel avcılık arttıkça, yumurtlama zamanları ve yerlerinde avlanıldıkça balık stokları hızla azalıyor, balıklar azaldıkça daha çok yavru balık avlanmaya ve satılmaya başlanıyor. Yavru balık avlandıkça ve satışı devam ettikçe de türler üremeye fırsat bulamadığı için durum daha da vahim hale geliyor.

Küçük Balık Yoksa Büyük Balık da Yok!

Henüz üreme olgunluğuna, boyuna erişmemiş yavru balıkların avlanması, satılması, tüketilmesi deniz kaynaklarının ziyan edilmesidir. Olgunluk çağına gelen bir balığın her yumurtladığında binlerce balık ürettiği unutulmamalıdır. Her canlı en az bir kez üreme hakkına sahiptir, ve eğer yarın da denizlerimiz de balık türleri olmasını istiyorsak acilen balık boylarına önem vermeliyiz. Ayrıca anaç balıklar boyut olarak büyüdükçe daha da fazla yumurta verirler, işte bu yüzden balıklar için her cm. hayati derecede önemlidir.

Türkiye’de avlanması ve satılması yasal balık boylarına uyulmadığını balık pazarlarında gördüğümüz yavru balıklardan anlamak mümkün. Örnek mi? Lüferin en az bir kez üreyebilmesi için minimum 20 ila 24 cm’e ulaşması gerekirken bugün yasal avlanma boyu 14 cm olarak verilmiştir. Yani aslında yavrusu olan çinekop boyu. Aynı şekilde palamutun üreme boyu 38 cm ila 42 cm arasında iken yasal avlanma boyu 25 cm dir!

Bu durum açıkça gösteriyor ki, denizlerimizdeki biyoçeşitliliğin korunmasını sağlayacak ciddi bir yönetim planına ihtiyaç duyulmaktadır. Ticari balık türlerinin yumurtlama ve gelişme alanlarının deniz rezervi olarak korunması da en etkin yöntemlerden biridir.Hep birlikte, Tarım Bakanlığı’nın acilen balık stoklarının ve balıkçılarımızın geleceği adına yavru balık satışını engellemesi ve yasal balık boylarını bilimsel temellere oturtmasını sağlayalım. Yavru balık satmayın, almayın, tüketmeyin, denizlerimizin geleceğini korumaya yardım edin. Eyleme katılın!

ODTÜ-SAT Zonguldak Kozlu’da denizi temizledi…

14-15 Ağustos tarihlerinde ODTÜ Sualtı Topluluğu olarak, ‘çöpsüz deniz pırojesi’ kapsamında Kozlu Beldesi’nde Değirmenağzı mevkiinde denizi temizledik. 25. Yıl Kutlama etkinlikleri kapsamında yapılan bu çalışama 15 SAT üyesi katıldı. Yedik, içtik, daldık, çöp topladık…

Yerel halkla biraraya geldik, Belediye Başkanı Ali Bektaş’tan pilaket aldık. Kendisine, Hakan Tiryaki’ye ve Hasibe Özgümüş’e ODTÜ-SAT teşekkür pilaketleri verdik…

Bunlar da fotoğraflarımız. Yakında vidyosu da çıkar diyorlar…

Merhaba İnternet!

WordPress’e merak sardım, bakalım…

  
-->